bitiriş

22 Eylül 2011 Perşembe
son demlerini yaşıyor bu blog. ya tarihin karanlık sularına gömülecek ya da kendi küllerinden doğacak. her halükarda tükenmek lazım.

ölüm güzellemelerinden sadece birisi

9 Eylül 2011 Cuma
bir çölün ortasında yaşamaktan kaçıyorlardı
adam ve kadın
hangisinin diğerini daha çok sevdiğini yalnızca tanrılar ve kendileri bilebilirdi
bence kadın daha çok seviyordu
birden köşeye sıkıştılar çölün ortasında
her tarafın göz alabildiğine olduğu yerlerde
birileri hep köşeye sıkışırdı

hangisinin yaşamayı daha az sevdiğini yalnızca tanrılar ve kendileri bilebilirdi
bence adam
neyse ki ellerinde bir adet mermi kalmıştı
ya da o mermi zaten hep bir adet vardı
sen git dedi adam
beni tanıdılar
kadına doğrulttu silahı
seni seviyorum dedi kadın
ve gitti...

kan damlası sızarken dudaklarından kadının
ağlıyordu adam
ben de seni...

die leiden des jungen werthers

4 Eylül 2011 Pazar
pardon bayan,
penisiniz bile olmamasına rağmen
duygularımla nasıl böylesine taşak geçebiliyorsunuz

rezene

1 Eylül 2011 Perşembe
bir insan ölümden beklediği şeyin
yaşam olduğunu görünce
korkmuştu

djarum senden ayrılalı çokça zaman oldu gel gel

23 Ağustos 2011 Salı

sigaraya başlayalı beri içime çekmiyorum. sanki oksijene başlayalı beri içime çektiğimi fark etmişim gibi bunu dert ettim.

dünya kaplumbağalar için çok orjinal bir dizayn olabilir ama oksijeni başlayalı beri, bir caretta caretta için fazlaca karamsarım.

bir caretta caretta olmak aslında çok basit, sadece yumurtaları toprağa gömme kısmı biraz vakit zorluyor. muhtardan alınmış bir ikametgah ilmuhaberi ile bir adet caretta caretta olmak mümkün. tabi öncesinde bağlı bulunduğunuz ticaret odasına bu talebinizi bir dilekçe ile yapmanız lazım. dilekçenin ardından ticari sicil gazetesinde caretta carettalığınızı duyurmaya kalıyor iş. burada bir diğer zor kısım ise muhtarı ikna etmek. adrese dayalı nüfus sistemine geçildiğinden beri, hangi sahile yumurta bırakacağınızı önceden belirtmeniz lazım. ancak hiç bir caretta caretta aşkı nerde bulacağını bilemez o yüzden denizlerin epeyce geniş olduğunu düşünür.

öylesine kavramlar üzerine aşk kelamı - gereği tartışılır 2

22 Ağustos 2011 Pazartesi
nasıl isterse bir bisikletçi sarı mayoyu
işte öyle istedim ben seni
sırf spor olsun diye

operasyon

21 Ağustos 2011 Pazar
düş uzun bir öyküdür
anlatıla anlatıla bitmeyen

ve her sevişme önce kendini doğurur
sonra kendinden sonrakileri

küfürlü şiir

17 Ağustos 2011 Çarşamba
otuzbir destekli aşklar yaşarken çocukluğumuz
hangi acı nereden gelir kestiremeden
aynı bir gemiye bakınca nereye gittiğini anlayamadığın gibi
sırf hüzün pirüpak gençlik diyemezsin

aaaah benim gençliğim nerde diyen ihtiyar
biliyorum yalancısın
aynı çocukluğu farklı zamanda yaşadık diye
sen benden daha hayat müzmini olamazsın

bir şair anlatıyor geçmişini
senin diyor boğuk sesiyle
geçmişini sikeyim
öyle bir silinir ki geçmiş ki bile diyemeden
öyle bir sikilir geçmiş ki bilemezsin

pirüpak hayaller
un ufak olduğunda çokça zaman
bir ufak açınca masaya
yanına yenilecek bir şeyler illa ki olacak
senden başka şeyler de yenilmeli
yoksa hayatın gücünü silemezsin

babasının medarı iftiharı o orospu
tam kırk adamla yatmış bir gecede
anlatır ballandıra ballandıra
ne yaparsan yap güzelim
hayatın düzdüğü kadarını beceremezsin

deniş

14 Ağustos 2011 Pazar
her kadının sonsuza kadar dokunulası sadece bir yeri vardır.

12.08 tarihinde yazılması gereken gecikmeli yazı

13 Ağustos 2011 Cumartesi


aslında dün unuttuğum falan yoktu ama miskinlik işte affeder beni can baba. en çok neyi merak ettim biliyor musun can baba. gönül anneyi nasıl sevdiğini. mezar başında bir yudum şarap içme sözüm var, unutmadım. mekanın datça oldu.

kan yasası bu insanın:
üzümden şarap yapacaksın
çakmak taşından ateş
ve öpücüklerden insan!

can yasası bu insanın:
savaşlara yoksulluklara
ve binbir belaya karşın
ille de yaşayacaksın!

us yasası bu insanın:
suyu şavka döndürüp
düşü gerçeğe çevirip
düşmanı dost kılacaksın!

anayasası bu insanın
emekleyen çocuktan
uzayda koşana dek
yürürlükte her zaman

masumiyet filmi üzerine bir kaç söz

12 Ağustos 2011 Cuma


bir orospunun şiir defterinden fırlamış
gül yaprağı kadar masumdu geçmiş
sırf birisini sevdi diye
yaşamayı onlara reva görenler olmuştu