safi çaresizlik

30 Ekim 2014 Perşembe


sen çok güzelsin
ve ben söyleyecek bir şey bulamıyorum

varsayım

22 Ekim 2014 Çarşamba
en sevdiğin dizeleri bırakıp
pek sevmediğin dizlere yatan sen değil misin
öyleyse sana müstehak
ey ene'l hak

not: insan yaratılırken yaratan ona kendi ruhundan üflemiştir, bu sebeple yaratan ve yaratılan arasında rivayet olunan bir bağ vardır. yaratılan yaratanı içinde taşır, bazen doğurur bazen doğurmaz. kimin kime gebe olduğu belli belirsiz bir duman tabakasıdır.

tüm yazmışlara saygıyla ya da fuck is back

21 Ekim 2014 Salı
"içinde bir iş görmenin saadeti
gideceksin"

en güzeli de bitmiş bir kitap için kitaplıkta boş yer araması. daha da güzeli ruhunu hunharca siken o güzelim kitapla bakışıp, bir sonraki göz göze gelişine kadar beklemesi.
iyi ki kitaplar var, onlara olağan ruhofililer dememin bir sakıncası yoktur umarım. iyi ki ruhofililer var. ee bitti işte ne olacak şimdi umutsuzluğundan çıkaran. bir başkasının harflerine ruhunu teslim edene kadar mutlak sıkıntılara gebe bırakan ruhseviciler. neyse ki çok varlar. hangi birisine vermek isterseniz ruhunuzu oralarda bir yerde bekliyorlar. bir ağaç oldukları andan içine içine girene kadar bekliyorlar. kimbilir senden önce kaç kişinin içine girmiş olsalar bile hiç umursamadığın şeyler.
ve ya kimbilir hangisinin yarısında ruhunu kitaba değil de, ölüme teslim edeceğini umursamayan harfli şeyler. biri biter birisi başlar birisi biter birisi başlar birisi bitemez... hayat kimbilir hangi iki kitap arasında geçen zaman dilimi. bırakınız geçsinler bırakınız siksinler.

gastronomi dersleri bir

15 Ekim 2014 Çarşamba
lifli gıdalar tüketin
boğazınızdan geçerken intihar süsü verebilirsiniz

hayata dair

11 Ekim 2014 Cumartesi

öğrenilenler:
bir ) her şey yolunda gidiyorsa yolda bir sorun vardır
iki ) bozuk yollarda bile uygun ekipmanlarla bittabi ilerlenebilir
üç ) varış noktası yoldan bağımsızdır

request for a dream

25 Eylül 2014 Perşembe

rica ediyorum böyle içli içli şarkıları içli içli söylemeyin. insan duyarlılaşıyor. ne bileyim en kötüsü de tekrar dinlemek istiyor.

ve şarap geç saatlerde

20 Eylül 2014 Cumartesi

açılmış bir şişe şarabın sonu mutlak bitmektir. en azından bu evde. herkes gider geriye biraz blues ve neşet ertaş kalırken, olanca yanlışlığa değil de olanca yalnızlığa isyan edilmez. sus pus olunur. susuş ve pusuş siyasi bir haritanın birbirine asla kavuşamayacak iki aynı rengi gibi hüzünlüdür. yalnızsanız, az önce bir şarap açılmışsa hüzün her tarafta olabilir. mistiklerin her yerde aradığını araması gibi. yağmurlu bir havada asla dağılmayan kent bulutları gibi. bulutlar ancak ve ancak uyuduğunuzda dağılır. evlerine yani başka insanların evlerine gidip onlara hüzün yahut huzur verirler. köprünün ortasında arabayı durdurup öylesine aşağı bakma isteği çok kuvvetli bir güdüdür. bu güdüyü aşmak için daha güçlü başka şeylerin yaratılması gerekir. mesela eve gidip işeme güdüsü. ey gidinin güdüsü, fiziksel ihtiyaçlar, ruhani ihtiyaçların önünde gider. oysa boğazdan geçip giden her gemide geçmişe ait bir iziniz olabilir. lütfen onlara dikkatli bakınız. deniz yolları kutsaldır. size pek çok istediğinizi getirebilir. bunu bir düşünün lütfen. daha sonra üstüne tartışabiliriz. devinim algılarımızın çok daha üstünde muazzamdır. bir o kadar da önemsiz. sizin bir bebek dünyaya getirmeniz, bir doktor için sadece bir bebek daha doğurtmak olabilir. her iz sanılanın aksine geçicidir. kabullenişin gücü tüm devinimi ve güdülerinizi yenebilir. onunla bilek güreşi yapmamanızı tavsiye ederim.

not

15 Eylül 2014 Pazartesi
bir gün öleceğim. kendi imkanlarımca. cesedimin bulunmaması umuduyla. çok sevdiğim gökten çok sevmediğim suya doğru. çok muhtemel cesedimi bulacaklar. basit fiziksel yasalar. iç denizlerin kaderi, bir cesedi kıyıya vurdurmasıdır. sevenler üzülecekler. sevmeyeni bulmak zor. bilmeyenler çok üzülecekler. neden diye soracaklar. kerameti kendinden menkul bir soru. cevabı çok açık. çok bilindik.
eğer teselli edebilecek durumda olmuş olsaydım, onlara usulca yaklaşıp. üzüldün geçti. olması gerektiği gibi. hepimiz ölmek için yaşamıyor muyuz?

bilgi

14 Eylül 2014 Pazar

yaşlanmayacağım, biliyorum.

duygusal algoritma

4 Eylül 2014 Perşembe
evet
bazı şeyleri çaldığımız doğrudur
kul hakkı yediğimiz
gözlerimizin içine bakarak
"seni seviyorum"
dediğimiz

muzaffer
muz kökünden gelen bir kelimedir
af ekiyle devam eder
fer sonuyla biter
ilk defa falkland savaşı sırasında duyulmuştur
daha sonrasında arjantin cunta hakimiyetine geçmiştir
işte bu külliyen yalandır

iki gün hiçbir şey yemeden durduğumuz gibi
evet bu da külliyen yalandır
ikimizden birisi
nazizm sempatizanı iskandinav bir romancının
roman karakteri değilsek eğer

sıradaki şarkı ne sana ne bana gelsin
az şekerli türk kahvesi sevenlere?
kader mahkumlarına?
o kendini biliyora?
ve sevip de kavuşamayanlara?
buna bağımsız yargı karar versin

telmih ve ya old story

2 Eylül 2014 Salı
şiddet;
en son isteyeceğimiz şeydi.

peygamber;
gökten inen bir kağıt yumağına baktı
"yaz kızım istekleri sondan başa gerçekleştiriyoruz"