sülün boyunlu güzel gibi

10 Temmuz 2012 Salı


astronomik rakamlarla astronomi dersi vermemi isteyen bir öğrencim vardı ben ilkokuldayken. ona burcunun ne olduğunu sordum. oğlak dedi. bana astral seyahat karşılığı astroloji dersi vermesini istedim. bir müzik açtı yuri gagarin gidelim buralardan aşk bizimle değil diye bir söz geçiyordu. anlamadım dedim. anladın dedi bilgece. kim öğretmendi kim öğretmedi. buna ikimiz de bir türlü karar veremedik. sonra oturup bunun üzerinde düşünmeyi kestik. bir kahveye gitmeye karar verdik. ben türk kahvesi önerdim o espresso. bir uzlaşma gerekiyordu, birinin bir şeyler yapması elzemdi. uyuşmazlık mahkemesine götürdüğümüz davada, hakime hanım doğum tarihlerimizi okuyunca nedeni anladık. burçlarımız. benim burcum ve onun burcu anlaşamıyordu. oysa gonca güllerimiz vardı burcu burcu kokardı. tamam hakime hanım dedik biz ayrılmak istemiyoruz. serbest dalış yapacağız. mariana çukuruna dalmak konusunda tartışacak değildik. sonuçta her ikimizde james cameron'u severdik. dalarken kamuran akkor dinlemeyi önerdi. kayıtsız kabul ettim. kayıtlı kabul etmek için istediği evrakları görmeniz lazımdı. kim olsa kayıtsız kabul ederdi. yolda türlü türlü balıklar gördük bi süre sonra türlü türlü balıklar göremedik. ışık yoktu. biraz daha inince türlü türlü halüsünasyonlar gördük. onlar da bizi gördü, el salladılar. yemin ediyorum bunu yaptılar.

12 yorum:

operadakikazulet dedi ki...

serbest akışla hayal dünyanın genişliğini açmışsın bize yine ve ben bu bit pazarından payıma düşeni yok pahasına aldım dostum. lütfen yazmaya devam et, okunuyorsun.

la petite mort dedi ki...

okunmak yazmak kadar olmasa da güzel. bir de sen mesajını yazmadan bir kaç saat önce anlaşılmamakla ithaf edilmiştim. anlaşılmamak için mi yazıyorsun dedi biri. bunun üstüne iyi geldi senin dediklerin.

ne dedim ben dedi ki...

bu yazıyı kayıtsız kabul ettim 5 kere okuyup 6 kere anladım ve operadakikazulet ne kadar da haklı, lütfen daha çok yaz.

la petite mort dedi ki...

yorumunu beş kere okudum bi o kadar da çık çık çık dedim(dilin üs damağa değdirilmesi ile çıkarılan ses olan çık çık çık). yaz deyince yazılıyo mu oluyo mu öyle. kaç defa yazdım yazdım sildim onları na bu kumanda panelinin dili olsa da konuşsa.

ne dedim ben dedi ki...

(ben de tıh tıh tıh diye ses çıkıyor.) hepimiz öyle hepimiz,benim kumanda panelim de dile gelse ne saçma sapan şeyler söyleyecek.olsun. yazabildikçe yaz genede.

la petite mort dedi ki...

takma diş mi var sen de ya nasıl çıkıyo tıh tıh tıh. azcık tükrükleyip damağa sürttür bakalım o zaman nası bi ses çıkacak. ben tıh tıh tıh için çalışmaya başladım.

ne dedim ben dedi ki...

işte yazdığın gibi oku dilin damağına vurcak.çık çık ı da ben kavrayamadım

la petite mort dedi ki...

yarın çene cerrahına gidicem.

ne dedim ben dedi ki...

iyi fikirmiş bu ne dicen ben onu merak ettim

la petite mort dedi ki...

doktor dicem tıpta utanma olmaz. ben tıh tıh tıh yapamıyorum bu normal mi dicem. çık çık çık yapabiliyorum ama dicem. onu yapamayanlar da varmış dicem. o kadar tıp okumuşun, hipokrat yemini etmişin yol göster bana dicem.kovarsa odasından, benim vergilerimle ödeniyor senin maaşın sen kimi kovyorsun dicem. güvenlik gelene kadar yıkcam ortalığı. belki şuurumu kaybedip alet edevatı yere bile atarım. amerikan filmlerindeki gibi bir cinnet anı yaşarım. heyecanlandım şimdiden. yarın haberleri seyret.

ne dedim ben dedi ki...

yok yok gitme sen ben çık çık yapabiliyorum artık. hem ya doktor cinnet geçirirse vicdanımın sesini nasıl durdururum sonra.yazını da lüzumsuz yorumlarımla dolduruyorum buna da ayrı bir içerledim şimdi.

la petite mort dedi ki...

ben hala tıh tıh tıh yapamıyom ama. bi de az önce içimden geçti, aha dedim yazı chate döndü. neyse kazuletten af dileriz olur biter.

kazulet bizi bağışla. ahmet abi sen de bağışla. diğer okuyucular siz de bağışlayın.