algebra

7 Nisan 2013 Pazar
sayılarla aramızda düzeyli bir ilişki var ben onları sayıyorum onlar beni seviyor. ben onları hem sayıyor hem seviyorum. onlar beni yalnızca seviyor. üç hariç. üç beni sevmiyor. geçen geldi anlattı sebeplerini, çok makuldü. üzüldüğümü görünce onbir geldi. olur öyle dedi. tüm kombinasyonlarda sevmek diye bir durum söz konusu olamaz dedi. doğru söylüyordu, ama gene de hüzünden alıkoyamadım kendimi. konuşmaktan da. içimi açtım birine. yani onbirin birine, soldaki birine açtım içimi. dinledi beni. sonra bir şey söyledi rahatladım. ben dedi iki tane birden oluşurum, iki tane birim bir tane iki etmez ama. birlerim hep yanyanadır,ama yalnızdır. iki tane olmak dedi yalnız olmamak değil ki, ben bunun kanıtıyım dedi. matematik kanıtlar topluluğudur. evet dedim, sen çok bilge bir sayısın dedim. hüznüm geçmişti, iyi gelmişti söylediği. sonra benimle futboldan konuşmak istedi. futbol onbirer kişilik iki takımın doksan dakika boyunca topla oynadığı ve sonunda almanların kazandığı bir oyundur. onbir bana bunu söyledi. sporla ilgilenmiyorum dedim. biyolojiyle dedi. ilginç geliyor dedim. eğer bir mikrobiyolog olmasaydım, biyolojiyle ilgilenebilirdim dedim. o zaman sporlanarak çoğalmaktan bahsedebilirim sana dedi. başladı anlatmaya. bu onbirin çenesi epeyce düşüktü. bak dedi benim birlerim biraraya gelmeyi reddettiklerinden ben sporlanarak çoğalamıyorum. sporlandıkları zaman da yerimde sayıyorum. başka çoğalma metotları var dedim. bölünerek çoğalmaktan bahsediyorsun sanırım dedi. ifadesi değişmişti, bir noksanlığını yüzüne vurmuştum sanki. mağrur bir edayla, kısık bir sesle unuttun mu ben asalım, bire ve kendime bölünebilirim sadece. ve düşünsene dedi ben de iki tane birden oluşuyorum. bölünmek benim için bir olmak sadece. çoğalmak değil.

dertlenmişti bu çok konuşan bilge sayı. benim derdimi dinlemek için gelmişti, kendine dertler edinmişti. yanımdan gittikten sonra saate baktım onbirdi. söyledikleriyle ilgili düşündüm sonra. birine verilen tavsiye kendine verilen tavsiyedir. sızısı devam eden yaraya dokunmaktır. onbir bana bunu öğretmişti. o sayıların en güzeliydi ve sadece birdi, birlerdi.

bir ara hatırlatın da size pi sayısıyla kahve içerken konuştuklarımızı da anlatayım.

15 yorum:

N.Narda dedi ki...

güzel demiş bilge 11 ama bilgeler kimin umurunda ki artık...

la petite mort dedi ki...

kent soylularının ve toprak sahiplerinin.

N.Narda dedi ki...

ortaçağ özeldi diyorsun yani...

la petite mort dedi ki...

güzeldi ortaçağ...2011in birinci ayına götürdün beni bu bol birli yazıda.

http://nedensizveben.blogspot.com/2011/01/nocturne.html

N.Narda dedi ki...

ilk kez okudum ve kendimi tebrik ettim, nasıl da gıyaptan yazarı tanıyorum diyerek :p Medyum muyum neyim :p

la petite mort dedi ki...

dikkatli bir okuyucu iyi bir eleştirici olduğundan hep bunlar. yoksa medyumluk kehanet falan hep metafiziği işin.

Selluka Panza dedi ki...

yediyle bir münasebetin oldu mu acaba?

la petite mort dedi ki...

ne diyorsun her hafta olur.

N.Narda dedi ki...

aa, yazar bana iltifat etmiş :)

metafizik de önemlidir, beyan ederim yani.

Selluka Panza dedi ki...

derler ki yedi, haviye yaratıldığından beri küskün.
derler ki yedi çok yalnızdır ve çok asil.

doğrumudur?

la petite mort dedi ki...

bununla ilgili bir yazı yazmak farz oldu.

Selluka Panza dedi ki...

farz? sünnet?

la petite mort dedi ki...

alacaklılar kapıya dayanmış. yazıcam yediye sormak lazım ama nezaketen. hem belki söyleyeceği şeyler vardır.

Selluka Panza dedi ki...

yedinci günah acedia tüm benliğimi ele geçirdiğinden beri yediyle aramız bozuk.
ama sana caz yapamaz, sanıyorum en asil asal olarak seni beklemekte.

la petite mort dedi ki...

o kadar cool değildir yedi.