aylardan bereket günlerden sen, koku? yok

8 Şubat 2014 Cumartesi
kaplan! kaplan! gecenin ormanında
ışıl ışıl yanan parlak yalaza,
hangi ölümsüz el ya da göz, hangi,
kurabildi o korkunç simetrini?

kimbilir kaç yazı, kaç kitap, kaç film başladı bu cümlelerle. kaç kişi ağladı eş zamanlı aynı sözleri okurken. ölümsüzlük ölümden geçer arkadaşım, yaz bunu bir yere. ve sancı geç saatlerde diye başlar altıkırkbeş kitapları. ve kadıköy bir filmden daha önce sevilmiştir. sokakları kaçamayanlarla dolu, körlerin ülkesi. sana yazılmamış tüm sözcükler bu gece senin olsun güzel kentin güzel kendi. kendi gibilerin kenti. kenti gibilerin kendi. aşk bir titreşimdir. unuttum. saç bir boyun bağıdır. senden bana gelen. boynum boynuna bağlıdır. bu kentte çok aşk var diyorlar. en güzeli de henüz başlamamış.
bilirim melankoli bana da sana da iyi gelir. şifacı aşkı en saf haliyle yaşayanlara denir. sonsuzluk ise sonla başlar. devam etmek için sonlanmak gerek. yol olmak için yollanmak. seni seviyorum bu en güzel ayın en güzel kentinde. gel içim seninle dolsun. içim içime sığmasın.

4 yorum:

mine kaya dedi ki...

körler ülkesinin sokaklarında güzel cümleler olmuş bu gece için

la petite mort dedi ki...

onlar söylenenler, sen bir de söylenmemişleri duysaydın...

JosefK and Franz the Cat dedi ki...

tutunamayanlarla dolu sokakları
melankoliyi biliyorum.
devam etmeye güç olmadığında
sonlanmak yeni bir başlangıç olmaktan çıkıyor.
ama çok güzeldi o sokakların kimsesizliğine geri dönmek
teşekkürler.

la petite mort dedi ki...

başlamak için sonlanmak bunu bir an bile düşünmedim. belki efsanedeki kuşlar bilir bunun ne demek olduğunu.
sokaklar kimsesizdir, sokaklar kimsenin değildir.
selamlar.